Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Malatya İl Sağlık Müdürlüğü
Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

“Dünya Hipertansiyon Günü”

Güncelleme Tarihi: 16/05/2018


                 Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji uzmanı. Doç Dr. İrem PEMBEGÜL YİĞİT “Dünya Hipertansiyon Günü” nedeniyle yaptığı açıklamada;

       Tansiyon (kan basıncı), damar yatağındaki kanın akışı sırasında damar duvarlarına yaptığı basınçtır. Hipertansiyon, kan dolaşımı için damarlarımızda gerekli olan kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Erişkinlerde, sistolik kan basıncı ≥140 mmHg ve/ veya diyastolik kan basıncı ≥90 mmHg olması hipertansiyon olarak tanımlanmaktadır. Hipertansiyon konusunda bilinç düzeyini arttırmak amacıyla Dünya Hipertansiyon Birliği tarafından 2005 yılından itibaren 17 Mayıs günü “Dünya Hipertansiyon Günü” olarak ilan edilmiştir.

        Hipertansiyon, en sık görülen kronik hastalıklardan biridir. İnsan hayatını tehdit eden sinsi  bir sağlık problemi ve küresel bir halk sağlığı sorunudur. Her iki cinsiyette ve her yaşta görülebilmektedir. Tüm dünyada ölümlerin % 12.8’inden sorumludur. Ülkemizde yapılmış olan PatenT çalışmasında hipertansiyon prevelansı %31.8 bulunmuştur.

        Birden fazla faktör hipertansiyona sebep olabilir. Bunlar, kalıtım, cinsiyet, şeker hastalığı, şişmanlık, sigara, alkol, stres, fazla tuz kullanımı, yetersiz fiziksel aktivite, sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve yaşlanmadır. Az sayıda hastada sekonder hipertansiyon görülebilir ve bu durumdan böbrek hastalıkları, hormonal bozukluklar, kan damarlarının anomalileri sorumludur. Ayrıca gebelik, kişinin kullandığı ilaçlar, bitkisel ürün ve gıda takviyeleri de hipertansiyona sebep olabilmektedir.

        Hipertansiyonun en sık rastlanan belirtileri; baş dönmesi, baş ağrısı, kalp ağrısı, kulak çınlaması, nefes darlığı, çift veya bulanık görme, burun kanamaları, düzensiz kalp atışlarıdır. Ancak hipertansiyonun  herhangi bir belirti vermeden  hedef organları etkileyerek uzun süre içerisinde kalıcı sakatlığa ve ölüme yol açabileceği unutulmamalıdır.  

           Tedavi edilmezse böbrek yetmezliği, kalp krizi, kalp yetmezliği, damarlarda anevrizma, felç ve körlük gibi ciddi sorunlara yol açabilir. Yüksek tansiyon gelişimini önlemek için; tütün ve alkol kullanılmaması, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, tuz tüketiminin azaltılması, fazla kilo veya şişmanlık varsa kilo verilmesi yüksek tansiyonun kontrol altına alınması için yeterli olabilir. Eğer yeterli olmazsa hekim kontrolünde ilaç başlanabilir.