T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Malatya İl Sağlık Müdürlüğü Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi

T.C. Sağlık Bakanlığı
Malatya İl Sağlık Müdürlüğü Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

Dünya Böbrek Günü

Güncelleme Tarihi: 13/03/2019


        Dünya Böbrek Günü

       Böbrek hastalıkları insan sağlığı ve ülke ekonomisi üzerinde ağır yük oluşturuyor. Bu konuda farkındalığı artırmak için tüm dünyada mart ayının ikinci perşembesi “Dünya Böbrek Günü” olarak kutlanıyor. Günün teması ise “Herkes İçin Böbrek Sağlığı”…

Böbrekler, sırtımızın orta hattına yakın ve omurganın her iki yanında yer alan, fasulye şeklinde iki organ. Yaklaşık 10 cm uzunluğunda 5 cm genişliğinde ve 3,75 cm kalınlığında. Böbrekler üre, kreatin vb. zararlı maddelerin idrarla atılımını sağlar; protein, glikoz, su ve mineral dengesini düzenler; hemoglobin üretiminde kemik iliğini uyaran eritropoetin hormonunu salgılar; kemikler için D vitaminin aktivasyonunu sağlar; renin yardımıyla kan basıncını dengede tutar.

Peki, böbrek hastalığından korunmak için neler yapmalıyız? Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi doktorlarında Pratisyen Hekim Gülzade Kılıç Pekince, böbrek hastalığı hakkında bilgiler verdi.

      HASTALIĞIN FARKINDALIĞI DÜŞÜK…

Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi doktorlarından Pratisyen Hekim Gülzade Kılıç Pekince, “Kronik böbrek hastalığı dünyada ve ülkemizde salgın halini almış, önemli bir halk sağlığı sorunu haline geldi. Böbrek hastalığı erken evrede saptanırsa, sıklıkla önlenebilir veya ilerlemesi ertelenebilir. Ancak hastalığın farkındalığının düşük olması,  sağlık kurumlarında spot idrarda mikro albüminüri; hemogram ve biyokimya testleri kadar yaygın kullanılmaması nedeni ile erken tanı henüz istenilen düzeyde değildir” diye konuştu.

      KADINLARDA BÖBREK HASTALIĞI DAHA FAZLA

Kadınlarda böbrek hastalığının daha fazla olduğuna dikkat çeken Gülzade Kılıç Pekince, “Türk Nefroloji Derneğinin yaptığı bir tarama çalışmasında, Türkiye’de erişkinlerde ki kronik böbrek hastalığının sıklığı yüzde 15.7’dir. Kısacası her 6-7 erişkinden birinde çeşitli evrelerde kronik böbrek hastalığının olduğu saptanmıştır. Kadınlarda diyabet, hipertansiyon, obezite, enfeksiyon ve romatizma hastalıklar daha sık görüldüğü için böbrek hastalığı görülme oranı 1,5 kat daha fazladır. Dünyada yapılan çalışmalarda, hastalığın farkındalığının yüzde 10’un altında olduğu tespit edilmiştir. Düşük farkındalık nedeniyle hastalık son dönem böbrek yetmezliği (SDBY) evresine ilerlemekte, kötü yaşam kalitesi ile hastanın sağlığını tehdit etmekte, engellilik ve ölüm oranlarının artmasına neden olmaktadır” şeklinde konuştu.

    8 ALTIN KURAL

Peki, böbrek hastalıklarından korunmak için ne yapmak gerekiyor? Bu soruya yanıt veren Pekince, “Düzenli egzersiz yapılmalı, sağlıklı beslenip vücut ağırlığı korunmalı, tuzu alımı azaltılmalı, yeterli sıvı tüketilmeli, sigara içilmeyip içilen ortamlarda bulunmamalı, gereksiz yere ilaç kullanmamalı, kan basıncı ve kan şekeri düzenli aralıklarla kontrol edilmeli, taş ve enfeksiyonların nedeni öğrenilip takibi ve tedavisi yapılmalı, şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları, obezite, ileri yaş ve ailede böbrek hastalığı olan kişiler böbrek hastalığı risk grubundadır. Risk grubunda olanlar takiplerini aksatmamalıdır” ifadelerine yer verdi.

   BÖBREK HASTALIĞININ BELİRTİLERİ…

“Kronik böbrek hastalığının belirtileri nasıl başlar?” sorusuna yanıt veren Pratisyen Hekim Gülzade Kılıç Pekince, “Düşük idrar üretimi, idrarın yapısında farklılık olması(köpüklü, çok açık veya çok koyu idrar), gece birden fazla idrara çıkma, şişkinlik hissi, yüz, el ve bacaklarda ödem, nefes darlığı ve uyku güçlüğü, iştah kaybı, bulantı ve kusma, yüksek tansiyon, üşüme ve yorgunluk hissi… Kronik böbrek hastalığının en sık nedenleri ise diabetes mellitus, idrar yolu enfeksiyonu ve nefritler, hipertansiyon, idrar yolu taşları, obezite ve yaşlılık” şeklinde konuştu.

    BU TESTLERİ YAPTIRMAK ÖNEMLİ

“Böbrek hastalığından korunmak için yılda en az bir kez kontrol amacıyla tarama testlerinin de yapılması gerekiyor” diyen Gülzade Kılıç Pekince, “Tarama Testleri; yılda bir GFR hesaplanmalıdır. Yılda bir idrar tahlili yapılarak idrar yolu enfeksiyonu araştırılmalıdır. Spot idrarda mikro albüminüri bakılarak erken evrede protein kaçağı tespit edilmelidir. Gerekirse USG, İVP vb. görüntüleme yöntemlerinden faydalanılmalıdır. Temelleri sağlam atılmış bir ülkenin geleceği, sağlıklı bireylerle mümkün olabilir”

 
PRATİSYEN HEKİM GÜLZADE KILIÇ PEKİNCE.jpg

                                                                                                          Pratisyen Hekim Gülzade KILIÇ PEKİNCE