T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Malatya İl Sağlık Müdürlüğü Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi

T.C. Sağlık Bakanlığı
Malatya İl Sağlık Müdürlüğü Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

24 Mart Dünya Tüberküloz Günü

Güncelleme Tarihi: 25/03/2019

Ayşe.jpg

       24 Mart Dünya Tüberküloz Günü Nedeniyle Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanemiz Doktorlarından Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Eda AKCAN; Tüberküloz hastalığı sıklıkla mycobacterium tuberculosis isimli basilin neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. Tüberküloz (verem) hastalığı önlenebilen ve tedavi edilebilen bir hastalık olmasına rağmen günümüzde halen önemli bir sağlık problemi olarak karşımıza çıkıyor. Hasta kişinin öksürmesi, hapşırmasıyla havaya karışan basillerin solunum yoluyla sağlıklı kişinin akciğerlerine ulaşmasıyla hastalık meydana gelir. Akciğer dışında; akciğer zarı, beyin zarı, kemik, karaciğer, kalp zarı gibi organları da tutabilmektedir.

Arkeolojik araştırmalarda insan iskeletlerinde izleri gösterilmiştir ve en az 6000 yıllık geçmişe sahiptir. Günümüz tıbbının babası olarak nitelendirilen Hipokrat, kitabında veremin daha çok 18-35 yaşlarındaki kişilerde görüldüğünü yazmıştır. Hassas, romantik ve sanatçı kişiliğe sahip kişilerde daha sık görülmesi nedeniyle ülkemizde ince hastalık olarak tanınmıştır.

HASTANIN TIBBİ ÖYKÜSÜ ÖNEMLİ

Bu hastaların değerlendirilmesinde kapsamlı tıbbi yaklaşım gerekir. Hastanın tıbbi öyküsü, fizik bulguları, akciğer filmi ile hastalıktan şüphelenilir. Hastalığın genel belirtileri halsizlik, çabuk yorulma, iştahsızlık, kilo kaybı, ateş ve gece terlemesidir. Akciğer tüberkülozunda tıbbi öyküde 2 haftadan uzun süren öksürük, balgam, hemoptizi (öksürünce ağızdan balgamla karışık kan gelmesi), göğüs-sırt ağrısı, nefes darlığı ve ses kısıklığı olabilir. Gereken bakteriyolojik, histolojik incelemeler yapılır. Radyolojik tetkikler tanı için destekleyicidir. Akciğer tüberkülozunun kesin tanısı bakteriyolojiktir yani balgam yaymasında bu basilin örneklendirilmesi gerekir. Bazı durumlarda histopatolojik dediğimiz biyopsi ve patoloji sonuçlarının değerlendirilmesi ile de tanı konulabilir

ÖNCELİKLİ BİR TOPLUM SAĞLIĞI SORUNU

Tüberküloz önemli ve öncelikli bir toplum sağlığı sorunu olduğundan, asıl amaç tedavinin doğru olarak yürütülmesidir. Tüberküloz uygun ilaç tedavisi ile iyileşir. Birden fazla ilaç, tedavi süresi boyunca düzenli olarak verilir. Hekim tarafından düzenlenen ilaç tedavisi, bu konuda eğitimli bir sağlık çalışanı tarafından her gün gözetim altında içirilmelidir ve buna DGT (doğrudan gözetimli tedavi) denmektedir. Bulaştırıcılığın önlenmesinde erken teşhis ve tedavi, hastanın maske kullanması ve ortamın sık havalandırılması önemlidir. Yurt çapında VSD’ler, göğüs hastalıkları hastaneleri, bölge laboratuvarları, mikrofilm taramaları, BCG aşı kampanyaları sayesinde 1950 ve 1970 yılları arasında tüberküloz görülme sıklığında belirgin düşüş elde edilmiş, 1980 yıllarında kontrol altına alındığı görüşü benimsenmiştir.

ÜLKEMİZ İÇİN HEDEF TÜBERKÜLOZ ELİMİNASYONU

Dünyada tüberküloz kontrolü için Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından küresel bir kontrol program, ülkemizde ise aynı standartlarda ve paralelde bir ulusal tüberküloz kontrol programı uygulanmaktadır. Konuyla ilgili bilgiler veren Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Eda AKCAN, “DSÖ 2015 yılı verilerine göre Türkiye’de yılda görülen tüberküloz vakası 100 binde 16.2’dir. Son 10 yılda görülen insidans dediğimiz bu oran düşme eğilimindedir. Ülkemizde uygulanan başarılı tedavi programı ile yeni tüberküloz hasta sayısı her yıl yaklaşık yüzde 6-7 oranında azalmaktadır. Ülkemiz için hedef Tüberküloz eliminasyonu olmalıdır” dedi.